Ana içeriğe geç
Pınar OlsenKlinik Psikolog

DEHB Nedir? Belirtileri ve Günlük Hayata Etkileri

DEHB yalnızca hiperaktiviteyle sınırlı değildir. Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat, planlama ve zaman yönetimi gibi alanlarda farklı güçlüklerle kendini gösterebilir. DEHB belirtilerini ve günlük yaşama etkilerini keşfedin.

Çok başarılı bir çocuk da DEHB'li olabilir. Çünkü DEHB yalnızca hiperaktiviteyle değil; dikkatini sürdürme, planlama, zaman yönetimi ve günlük sorumlulukları yerine getirmekte yaşanan güçlüklerle de kendini gösterebilir. Bazı çocuklar akademik başarıları sayesinde bu güçlükleri uzun süre telafi edebilir ve DEHB belirtileri fark edilmeyebilir. Üstelik DEHB yetişkinlikte de devam edebilir ve her bireyde farklı şekillerde görülebilir. Peki DEHB nedir, belirtileri nelerdir ve günlük hayatı nasıl etkiler?

DEHB nedir?

DEHB, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ifadesinin kısaltmasıdır. Dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluktur. Belirtileri çocukluk döneminde başlar ve yetişkinlikte de devam edebilir.

DEHB herkeste aynı şekilde görülmez. Belirtilerin baskın olduğu alana göre üç farklı görünümünden söz edilir:

  • Dikkatsizliğin baskın olduğu görünüm: Dikkati sürdürme, unutkanlık, planlama ve organizasyon güçlükleri ön plandadır.
  • Hiperaktif-dürtüsel görünüm: Hareket etme ihtiyacı, huzursuzluk, konuşmalarda karşıdakinin sözünü kesme, sıra beklemekte zorlanma ve düşünmeden hareket etme daha belirgindir.
  • Birleşik görünüm: Dikkatsizlik ile hiperaktif-dürtüsel belirtiler birlikte görülür.

Bu nedenle hiperaktif olmayan bir kişinin de DEHB'si olabilir. Özellikle bazı çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat, organizasyon ve günlük sorumluluklarla ilgili güçlükler daha belirgin olabilir.

DEHB belirtileri nelerdir?

DEHB belirtileri yalnızca okulda veya ders çalışırken ortaya çıkmaz. Günlük yaşamın pek çok alanına yansıyabilir. Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve her bireyde aynı özellikler görülmeyebilir.

DEHB belirtileri genel olarak dikkatsizlik ve hiperaktivite-dürtüsellik olmak üzere iki ana grupta değerlendirilir.

Dikkatsizlik belirtileri

Dikkatsizliğin ön planda olduğu DEHB'de kişi, dikkatini sürdürmekte, ayrıntılara odaklanmakta veya günlük işlerini organize etmekte zorlanabilir.

Sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Ayrıntıları gözden kaçırmak.
  • Dikkatsiz hatalar yapmak.
  • Konuşmaları takip etmekte zorlanmak.
  • Dinlemiyormuş gibi algılanmak.
  • Verilen talimatları takip etmekte zorlanmak.
  • Başladığı işleri tamamlayamamak.
  • Planlama ve organizasyonda zorlanmak.
  • Günlük sorumlulukları ve randevuları unutmak.
  • Eşyaları sık sık kaybetmek.
  • Dikkatin çevredeki uyaranlarla kolayca dağılması.
  • Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işlere başlamakta veya bu işleri sürdürmekte zorlanmak.

Hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileri

Hiperaktivite ve dürtüselliğin ön planda olduğu DEHB'de hareket etme ihtiyacı, sabırsızlık ve düşünmeden hareket etme gibi özellikler daha belirgin olabilir.

Sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Uzun süre oturmakta zorlanmak.
  • Otururken elleri veya ayakları sürekli hareket ettirmek.
  • Sürekli hareket etme ihtiyacı hissetmek.
  • İçsel bir huzursuzluk yaşamak.
  • Çok konuşmak.
  • Karşısındakinin sözünü kesmek.
  • Soru tamamlanmadan cevap vermek.
  • Sıra beklemekte zorlanmak.
  • Düşünmeden konuşmak veya hareket etmek.

Bu belirtilerin tamamının aynı kişide görülmesi gerekmez. Önemli olan belirtilerin sürekliliği, kişinin yaşına göre beklenen davranışlardan ne ölçüde farklılaştığı ve günlük yaşamını nasıl etkilediğidir.

DEHB'si olan biri dikkatini hiç mi toplayamaz?

Hayır.

DEHB'de dikkat tamamen yok değildir. Kişi, özellikle ilgisini çeken bir konuya uzun süre yoğunlaşabilir. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden bir işle uğraşabilir. Bu deneyim sıklıkla hiperfokus olarak adlandırılır.

Örneğin bir kişi, ilgisini çeken bir projeyle saatlerce uğraşırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyebilir. Ancak aynı kişi günlük bir sorumluluğu yerine getirmek veya başlaması gereken bir işe odaklanmak konusunda zorlanabilir.

Buradaki önemli nokta, dikkatin her durumda aynı şekilde çalışmamasıdır. Hiperfokus, DEHB tanısının temel ölçütlerinden biri değildir ve tek başına DEHB göstergesi olarak değerlendirilmemelidir.

DEHB günlük hayatı nasıl etkiler?

DEHB'nin günlük hayattaki etkileri bazen oldukça küçük görünen ayrıntılarda ortaya çıkar.

Telefonunu, anahtarını veya cüzdanını sürekli kaybetmek...

Bir odaya girip neden geldiğini unutmak...

Birini dinlerken aynı anda başka şeylerle uğraşmak ve bu nedenle “Beni dinlemiyor.” şeklinde algılanmak...

Aynı anda birçok işe başlayıp hiçbirini tamamlayamamak...

Bir işi yapmak için yeterince zamanı olduğunu düşünüp sürekli son dakikaya bırakmak...

Günlük programını takip etmekte ve önceliklerini belirlemekte zorlanmak...

Dışarıdan bakıldığında bunlar sakarlık, beceriksizlik, unutkanlık veya ilgisizlik gibi yorumlanabilir. Oysa DEHB yaşayan bir kişi için planlamak, işe başlamak, dikkati sürdürmek ve bir işi tamamlamak çok daha fazla zihinsel çaba gerektirebilir.

Bu güçlükler okul hayatından iş yaşamına, sosyal ilişkilerden ev içindeki sorumluluklara kadar pek çok alanda kendini gösterebilir.

Örneğin bir öğrenci sınavlarında başarılı olabilir ancak ödevlerini zamanında tamamlamakta zorlanabilir. Bir yetişkin işinde oldukça başarılı olabilir ancak günlük programını takip etmekte, randevularını hatırlamakta veya ev işlerini organize etmekte güçlük yaşayabilir.

Bu nedenle DEHB'nin etkilerini değerlendirirken yalnızca akademik başarıya veya kişinin belirli alanlardaki performansına bakmak yeterli değildir.

Akademik başarı DEHB'yi dışlar mı?

DEHB söz konusu olduğunda akademik başarı bazen yanıltıcı olabilir.

Bazı çocuklar güçlü bilişsel becerileri sayesinde dikkat ve organizasyonla ilgili güçlüklerini uzun süre telafi edebilir. Son dakikada çalışarak sınavdan yüksek not alabilir, hızlı öğrenebilir veya eksiklerini başka becerileriyle kapatabilir.

Ancak bu durum, günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanmadıkları anlamına gelmez.

Bir kişi karmaşık problemleri kolaylıkla çözebilirken ödevine başlamakta zorlanabilir. İşinde oldukça başarılıyken günlük programını takip etmekte güçlük yaşayabilir.

Çünkü zekâ, yürütücü işlevlerin tamamını karşılamaz. Bilgiyi anlamak ve öğrenmek ile plan yapmak, zamanı yönetmek, bir işe başlamak ve o işi tamamlamak birbirinden farklı becerilerdir.

Dolayısıyla “Başarılıysa DEHB olamaz.” düşüncesi doğru değildir. DEHB değerlendirmesinde kişinin yalnızca akademik veya mesleki başarısına değil, yaşamının farklı alanlarında karşılaştığı güçlüklere de bakılmalıdır.

DEHB çoğu zaman tek başına görülmez

DEHB, başka psikolojik veya gelişimsel güçlüklerle birlikte görülebilir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde kişinin yalnızca dikkat sorunlarına odaklanmak yeterli değildir.

DEHB'ye eşlik edebilen durumlar arasında şunlar bulunabilir:

  • Anksiyete bozuklukları.
  • Depresyon ve diğer duygudurum bozuklukları.
  • Öğrenme güçlükleri.
  • Davranışsal güçlükler ve davranım bozuklukları.

Bu durumların görülme sıklığı yaş grubuna, araştırmanın kapsamına ve kullanılan tanı ölçütlerine göre değişebilir.

Ayrıca anksiyete, depresyon, stres ve uyku sorunları da DEHB belirtilerine benzeyen dikkat ve konsantrasyon güçlüklerine yol açabilir.

Bu nedenle DEHB değerlendirilirken kişinin gelişimsel öyküsünün, psikolojik durumunun ve yaşadığı diğer güçlüklerin bir bütün olarak ele alınması önemlidir. Bazı kişilerde DEHB fark edilmeden önce eşlik eden başka psikolojik veya gelişimsel güçlükler değerlendirilmiş olabilir.

Yetişkinlerde DEHB nasıl fark edilir?

DEHB yalnızca çocukluk döneminde karşılaşılan bir durum değildir. Çocuklukta başlayan belirtiler yetişkinlikte de devam edebilir.

Çocukluk döneminde okul, aile ve günlük rutinler kişinin hayatını belli ölçüde düzenler. Yetişkinlikte ise sorumluluklar artar.

İş, ev, ilişkiler, finansal sorumluluklar ve zaman yönetimi aynı anda devreye girer. Bu nedenle bazı kişiler DEHB belirtilerini yetişkinlik döneminde daha belirgin şekilde fark edebilir.

Özellikle çocukluk döneminde fark edilmeyen veya farklı şekillerde yorumlanan güçlükler, yetişkinlikte günlük sorumlulukların artmasıyla daha görünür hâle gelebilir.

Şu cümleler tanıdık gelebilir:

“Ne yapmam gerektiğini biliyorum ama başlayamıyorum.”

“Bir şeye saatlerce odaklanabiliyorum ama önemli işlerimi sürekli erteliyorum.”

“Bütün hayatım boyunca dağınık ve unutkan olduğum söylendi.”

“Çok başarılıydım ama hayatımı organize etmek hep çok zordu.”

Bu deneyimler tek başına DEHB anlamına gelmez. Ancak uzun süredir devam eden ve kişinin günlük yaşamını etkileyen bir örüntüye işaret edebilir.

DEHB olduğumu nasıl anlarım?

DEHB belirtilerini araştırırken bir belirti listesindeki birçok maddenin size uyduğunu fark edebilirsiniz. Ancak bu durum tek başına DEHB tanısı anlamına gelmez.

DEHB değerlendirmesinde belirtilerin ne zamandır bulunduğu, çocukluk döneminde de görülüp görülmediği, birden fazla yaşam alanında ortaya çıkıp çıkmadığı ve kişinin günlük hayatını ne ölçüde etkilediği önemlidir.

Örneğin yalnızca iş yerinde dikkatini toplamakta zorlanan bir kişinin yaşadığı güçlüklerin nedenini anlamak için çalışma koşulları, stres düzeyi, uyku düzeni ve psikolojik durumu da değerlendirilmelidir.

Değerlendirme sürecinde kişinin gelişimsel ve psikolojik öyküsü ele alınır. Gerekli görüldüğünde standart değerlendirme ölçeklerinden ve farklı bilgi kaynaklarından da yararlanılabilir. Ancak bu ölçekler tek başına tanı koymak için yeterli değildir.

Bu nedenle “Bende DEHB var mı?” sorusunun cevabı yalnızca bir testte veya internet üzerindeki bir belirti listesinde bulunmaz. Belirtilerin bir uzman tarafından kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerekir.

DEHB bir tembellik meselesi değildir

DEHB yaşayan bir kişi çoğu zaman ne yapması gerektiğini bilir.

Sorun bazen bilmekte değil, başlamakta, sürdürmekte veya tamamlamakta ortaya çıkar.

Örneğin bir öğrenci ödevini yapması gerektiğini bilir ancak bir türlü başlayamayabilir. Bir yetişkin yapması gereken işleri planlayabilir ancak önceliklendirmekte veya planına bağlı kalmakta zorlanabilir.

Bu yüzden dışarıdan “İstemiyor.”, “Uğraşmıyor.” veya “Biraz daha düzenli olsa yapar.” gibi görünen bir davranışın arkasında çok daha fazla zihinsel çaba olabilir.

DEHB'yi yalnızca davranışlar üzerinden değerlendirmek, kişinin yaşadığı güçlükleri anlamayı zorlaştırabilir. Bu nedenle kişinin neyi yapamadığından çok, hangi aşamada ve neden zorlandığını anlamaya çalışmak önemlidir.

DEHB ve insanlığın keşif hikâyesi

Bir an için bugünden çok uzaklara gidelim.

Binlerce yıl önce insanların yaşadığı dünyayı düşünelim. Her yer keşfedilmiş değildi. Yeni bir yer görmek, yeni bir besin kaynağı bulmak veya daha önce bilinmeyen bir çevreyi keşfetmek mümkündü.

Peki böyle bir dünyada merak eden, yeniyi deneyen ve risk almaktan daha az çekinen insanların hiç mi yeri yoktu?

DEHB'nin evrimsel geçmişine ilişkin bazı araştırmacıların ortaya koyduğu hipotezler tam da bu noktadan yola çıkıyor.

Bir topluluk düşünelim. Bazıları bildikleri ve güvenli olan yolu tercih ediyor. Bazıları ise yeni yolları deniyor. Bu farklılık, grubun yeni olasılıkları keşfetmesine yardımcı olabilir.

Yeni bir yer keşfetmek, yeni bir besin kaynağı bulmak veya çevre hakkında yeni bilgiler edinmek bütün topluluk için değerli olabilir. Bunun için bazen alışılmışın dışına çıkmaya cesaret eden birilerinin olması gerekir.

Jonathan Williams ve Eric Taylor'ın 2006 yılında yayımladığı bir araştırmada, davranışsal çeşitliliğin ve öngörülemeyen davranışların belirli çevresel koşullarda grup keşfine nasıl katkı sağlayabileceği incelenmiştir. Araştırmacılar, bilgisayar simülasyonları üzerinden bazı bireylerin farklı davranışlarının grup için fayda sağlayabileceği bir model ortaya koymuştur.

Ancak bu yaklaşım, DEHB'nin evrimsel açıdan bir avantaj olduğunun kanıtlandığı anlamına gelmez. Belirli özelliklerin bazı koşullarda topluluk açısından işlevsel olabileceğini tartışan bir hipotezdir.

Bu açıdan baktığımızda merak, yenilik arayışı ve yeni olasılıkları deneme gibi özellikleri yalnızca sorun olarak görmek zorunda değiliz.

Belki de DEHB'yi anlamanın bir yolu da şudur:

“Neleri yapmakta zorlanıyor?” kadar “Neleri farklı yapıyor?” diye de sormak.

Çünkü bir zihnin farklı çalışması yalnızca güçlüklerden ibaret değildir. Ancak bu farklılıkları anlamak, kişinin yaşadığı zorlukları görmezden gelmek anlamına da gelmez.

DEHB'yi anlamak, hem kişinin zorlandığı alanları hem de sahip olduğu güçlü yönleri birlikte değerlendirmeyi gerektirir.

İlgili konular
  • DEHB
  • Dikkat Eksikliği
  • Hiperaktivite
Klinik Psikolog Pınar Olsen'in portresi
Yazar hakkında

Pınar Olsen

Klinik Psikolog | Bayraklı, İzmir | Online ve yüz yüze terapi

Klinik Psikolog Pınar Olsen, İzmir Bayraklı’da ergen ve yetişkinlere yönelik yüz yüze ve online bireysel ve grup terapisi hizmetleri sunmaktadır. Depresyon, kaygı, somatizasyon, OKB ve DEHB başta olmak üzere psikolojik sorunlara yönelik bilimsel temelli bilgileri anlaşılır bir dille paylaşmaktadır.

Randevu Al